25 Mayıs 2010 Salı

Her şey yolunda, süt gibi akıp gidiyor..



Hayatın normal akışına eklenen birkaç - ufak tefek- ayrıntının halledilmesinden sonra yine atölyeye girilip iki gün önce yapılan iki farklı peynirin tuzlanması mümkün oldu... Bunlardan biri; keçi sütüne -keçi sütü ile yapılmış ithal bir peyniri rendeleyip ekleyerek elde ettiğim- kültürün ilavesiyle ulaştığım bir peynir türüydü.. (Tabii ardından normal peynir mayasının ilave edildiğini de ekleyelim.) İkincisi ise yine keçi sütüne, yerli bir peynir markasının "eski kaşar " olarak adlandırılan peynir türünden elde ettiğim kültür ilavesiyle başlayıp ardından yine peynir mayası ekleyerek elde ettiğim bir peynirdi. İlki, kültür ilavesinde kullandığım ithal peynirin özelliklerini yansıttığı gibi ikinci peynir de eski kaşar peynirinin lezzetini yansıtıyordu. Kullanılan ana malzeme -her zamanki gibi-keçi sütü ; ardından iki gruba kullandığım maya çeşidi de aynı olmakla birlikte; ara aşamada kullandığım kültürlerin farklılığının , sonucu ne denli etkilediğini gözlemlemek çok ilgi çekici.. Test edilip tadıldığında çok bariz olarak hissedilen bu fark, daha sonra eski kaşar kültürü eklediğim peynirin- peyniraltı suyunda- çok kısa bir süre haşlanması sonucu ziyadesiyle belirginleşiyor... Lezzetteki farklılığın yanı sıra peynirin dış yüzeyindeki renk farklılığı da dikkat çekecek boyutta.. İlki, keçi sütünün sedefimsi-bembeyaz rengini yansıtırken, diğeri eski kaşar peynirinin sarımsı tonlarında. . Aynı malzemeyle başlayan yolculuk ,kullanılan kültürlerin içerdiği farklı bakteriler dolayısıyla bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor keçi sütünü... Mucize devam ediyor...

10 yorum:

Gürkan Yeniçeri dedi ki...

Oh oh ne güzel. Afiyet olsun. Bir gün yolum düşerse sizi ziyaret etmek isterim.

Süt Dilimi dedi ki...

Gayet tabii Gürkan Bey..Ziyaretiniz bizi çok memnun eder.

eguzel_01 dedi ki...

Keçi sütünün mucizelerine peynir kültürleri deneyerek meydana getirdiğin peynirlerden tatmak bana nasip olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Geçen gün getirdiğin peynir gerçekten harika idi. Ama çiftlikte ikram ettiğin taze peynirin tadı da bir başka idi. Serüveninde şans hep yanında olsun.

Süt Dilimi dedi ki...

Seni ağırlamak benim için de her daim keyif olmuştur. Çiftlikte de bundan böyle daha nice peynirler yiyeceğiz inşallah. En kısa sürede çiftliğe gelip o eşsiz otlarından derleyip; bize tattırdığın o enfes yemeklerini yine hazırlamanı bekliyorum. Senin gibi otların dilinden anlayan insan az bulunur.-Ayvalıklı olunca normal tabii..-.Hele o kuzu etiyle pişirdiğin şevket-i bostan yok mu? Ben böyle lezzet tatmadım ömrümde!

mine dedi ki...

bayılıyorum ne kadar keyifli ne güzel bir işle uğraşıyorsunuz, kolaylıklar

Süt Dilimi dedi ki...

Çok teşekkür ederim Mine Hanım.

beste dedi ki...

peynirden kultur nasil elde ediyorsunuz? bir peynir hele de keci peyniri delisi olarak cok merak ettim peynirleri! Olgunlastiralacak peynirde yapiyormusunuz yoksa hepsi taze peynir mi?

beste dedi ki...

sunumu harika tablo gibi yorum yapmadan gecsem haksizlik olurdu!

Süt Dilimi dedi ki...

Beste Hanım;

Çok incesiniz gerçekten. Çok teşekkür ederim. Bundan sonraki ilk yazıda kültür hazırlama aşamalarını yazmayı düşünüyorum.

Peynirlere gelince; ilk etapta taze olarak tüketiyoruz. Ardından 5-6 günlük tuzlama-olgunlaşma sürecinin ardından salamuraya yatırma süreci başlıyor.

Süt Dilimi dedi ki...

Peynirlerin lezzetleri hakkında yorum yapmaktansa "Fikir sahibi damaklar"ın eleştiri ve yorumlarını duymak daha doğru olur diye düşünüyorum.